25 Eylül 2017 Pazartesi

İstinaf Bozmasından Sonra Duruşma



Bölge adliye mahkemesi (BAM) ceza dairesince görülen istinaf yargılamasında, öncelikle “kabul edilebilirlik” evresi olarak adlandırabileceğimiz üç koşulun sağlaması yapılacak ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.279 uyarınca dosya üzerinden ön inceleme gerçekleştirilecektir. Bu aşamada; başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığı, başvuranın kanun yoluna başvurmada hak ve yetkisinin bulunup bulunmadığı ve incelenmesi talep edilen kararın BAM tarafından incelenebilecek kararlardan olup olmadığı tespit edilecektir. Ön inceleme safhasını geçen istinaf başvurusu, CMK m.280’de belirtilen sırayla inceleme ve kovuşturma evresine geçecektir. Bu aşamada BAM; ilk derece mahkemesinin kararında, CMK m.289’da sınırlı şekilde sayılan hukuka aykırılıkların bulunup bulunmadığını tespit edecek, işbu sınırlı sebeplerin bir veya birkaçının varlığı halinde ise, dosya esasına girmeksizin ilk derece mahkemesinin kararını bozarak, yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere, hükmü bozulan mahkemeye veya yetkilendirilecek bir başka ilk derece mahkemesine dava dosyasını geri gönderilecektir. Hukuka kesin aykırılık halleri talep olmasa dahi, re’sen incelemeye tabi olduğundan; bölge adliye mahkemesi dosya esasına geçip duruşma açtığı sırada dahi, bozma sebebinin varlığını fark ettiği anda, bozma kararı verip dosyayı ilk derece mahkemesine geri göndermeye yetkilidir. Çünkü mutlak hukuka aykırılık hali, duruşma başladıktan sonra da anlaşılabilir, bu durumda ilk derece mahkemesinin hükmü bozulacaktır.MURAT ALTINDERE

BAM tarafından verilen bozma kararı neticesinde; ilk derece mahkemesinin hükmü ortadan kalkacağından, ilk derece mahkemesine geri gönderilen dosya yeni esas numarası alacak ve hukuka aykırılığın giderilmesi için yeniden duruşma açılacaktır. Dolayısıyla ilk derece mahkemesi, bozma kararı sonrasında kendisine gönderilen dosyada yeniden maddi tespitlerini yapmalı ve yeni bir karara varmalıdır. Bu karara giden yolda CMK ile bağlı olan ilk derece mahkemesinin, iddianamenin kabulü ile başlayan kovuşturma evresine tekrar döndüğü ve yargılamayı usulüne uygun şekilde yeniden göreceği tartışmasızdır.

İlk derece mahkemeleri; BAM tarafından bozulan karara karşı direnme hak ve yetkisine sahip olmadığından, istinaf incelemesi sonucunda verilen bozma kararlarına karşı, temyiz kanun yolundan farklı olarak, “uyma kararı” da verilemeyecektir. BAM tarafından verilen bozma kararlarına direnilemeyeceği gibi, bu kararlara karşı uyma kararı verilmesi de isabetli olmayacaktır. Çünkü uyma kararları, yalnızca temyiz mercii olan Yargıtay’ın bozma kararlarına karşı verilen tipik, yani nev’i itibariyle “münhasır” bir karar tipidir. Oysa BAM tarafından bozulan hüküm, kovuşturma evresinin ilk derece mahkemesince yenilenmesini  öngörmektedir, yani ilk derece mahkemesi CMK’da duruşma safhasına özgülenen tüm normları dikkate alarak yeni bir kovuşturma başlatacaktır. İstinaf bozması ile başlayan usul, tipik uyma kararlarından farklı olup; ilk derece mahkemesi, elbette bozma kararında belirtilen eksikliği gidermek zorunda olduğu gibi, burada ortaya koyulan bozma sebebinden bağımsız olarak, kovuşturma safhasının usule ilişkin hükümlerini tatbik ederek, esasa dair yeni kararını kuracaktır.

CMK m.284’de bölge adliye mahkemeleri tarafından verilen kararlara karşı direnme yasağı olduğu açıkça belirtilmesine rağmen, ilk derece mahkemesinin bozma kararına karşı “uyma” iradesini ortaya koyacağı herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bozma kararı sonrasında, ilk derece mahkemesi için öngörülen yegane yol “dosyanın yeniden incelenmesi ve yeniden karara hükmedilmesi” şeklindedir. Elbette bu tespitimiz, ilk derece mahkemelerinin, direnme yasağına rağmen “eylemli direnme” olarak adlandırılan usule başvurması olmayacaktır. İstinafın bozma kararları ile ilgili “direnme” ve zıddı olan “uyma” iradeleri Kanunda öngörülmemiştir. CMK m.307/3 uyarınca temyiz kanun yolunda geçerli olan “direnme” usulü, istinaf kanun yolunda geçerli değildir. İstinaf kanun yolu için öngörülmeyen “uyma” usulünün, istinaftan bozulup gelen dosya hakkında tatbik edilmesi, dolayısıyla yerel mahkemenin uymaya ilişkin ara karar vermesi doğru değildir. İstinaf yargılamasında bozulan karara karşı duruşma açarak davayı yeniden gören ilk derece mahkemesi; bozma kararında bahsi geçen eksiklikleri tamamlayıp veya hataları giderip bozma kararının gereğini yerine getirdikten sonra, ilk hükmünden bağımsız şekilde yeni bir hüküm kuracak ve bu hüküm yeniden kanun yolu incelemesine tabi olacaktır. MURAT ALTINDERE
 
CMK m.280/1’in (d) bendinde; istinaf mahkemesince bozma kararı verilebileceği ve sonrasında neler yapılması gerektiği belirtilmiştir. İlgili bende göre; “d) İlk derece mahkemesinin kararında 289. maddede belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine” karar verilecektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder